3269 Sayılı Kanun Kapsamında Uzman Erbaşların Özlük Hakları ve Varoluş Mücadelesi
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) saha operasyonlarında, teknik birimlerinde ve terörle mücadelede kritik görevler üstlenmesi amacıyla 1986 yılında kabul edilen 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, personelin yetişmişlik ve süreklilik ihtiyacını karşılamak için hayata geçirilmiştir. Ancak kanunun kabulünden günümüze uzanan süreçte uzman erbaşların statüsü; elde edilen yasal kazanımlar, mesleki güvencesizliği derinleştiren kısıtlamalar ve güncel hak arayışları odağında sürekli bir hukuki ve sosyal tartışma konusu olmuştur.
1. İlk Dönemden Günümüze Sağlanan İyileştirmeler ve Kazanımlar
Kanunun yürürlüğe girdiği ilk yıllarda erbaş ve er statüsüne yakın, sınırlı yetki ve sosyal haklara sahip olan uzman erbaşlar, yapılan mevzuat düzenlemeleri ile zaman içerisinde çeşitli mali ve kurumsal kazanımlar elde etmiştir:
Derece, Kademe ve Ek Gösterge İlerlemeleri: Başlangıçta sınırlı tutulan derece yükselmelerinde yapılan düzenlemelerle uzman erbaşlara 1. dereceye kadar yükselme ve otuz altı yüz (3600) ek göstergeden faydalanma imkânı tanınmıştır.
Silah Taşıma ve Mesleki Kimlik: Uzman erbaşların görev esnasında ve görev dışında zati tabanca edinme ve taşıma hakları düzenlenmiştir.
Kadro, İzin ve Tazminat İyileştirmeleri: Yıllık izin hakları 30 güne çıkarılmış, mazeret ve refakat izinleri mevzuata eklenmiştir. Ayrıca terörle mücadele bölgelerinde ve sınır ötesi operasyonlarda görev yapan personele ilave tazminatlar ve yan ödemeler getirilmiştir.
Astsubaylığa Geçiş ve Kamu Kurumlarına Nakil: Başarılı olan ve belirli hizmet süresini tamamlayan uzman erbaşların sınavla astsubay kadrolarına geçebilmesi; sözleşmesini kendi isteğiyle feshedenlerin ise belirli şartlarla diğer kamu kurumlarında (zabFloating / memur) istihdam edilebilmesinin önü açılmıştır.
2. Mevzuat Değişiklikleri ile Getirilen Kısıtlamalar ve Esnetilen Güvenceler
İyileştirmelerin yanı sıra, mevzuatta yapılan değişiklikler ve idari uygulamalar sonucunda uzman erbaşların istihdam güvenliğini zorlaştıran çeşitli kısıtlamalar ve düzenlemeler de yürürlüğe girmiştir:
Sözleşmeli İstihdam ve Kadro Güvencesizliği: 3269 sayılı Kanun'un temelini oluşturan 2 ila 5 yıllık sözleşme usulü, personelin mesleki geleceğini belirsiz kılmaya devam etmektedir. Memuriyet güvencesine sahip olunmaması, personelin "sözleşme feshi" baskısı altında görev yapmasına neden olmaktadır.
İntibak ve Sözleşme Fesih Yetkilerinin Genişletilmesi: Mevzuata eklenen intibak ve disiplin maddeleriyle (örneğin 12/A ve 12/B maddeleri), ilk eğitim/intibak döneminde ve sonrasında idarenin sözleşmeyi feshetme yetkisi genişletilmiştir. Disiplin amirlerince verilen cezalar ve sicil yetersizliği gerekçeleri, sözleşme feshini kolaylaştıran unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
Sosyal Tesis ve Ordu evi Sınırlamaları: Askerî garnizonlarda, ordu evlerinde ve kamplarda yararlanma hakları subay ve astsubaylara oranla kısıtlı kalmıştır. Birçok tesiste "uzman erbaş vardiya yatakhaneleri" veya sınırlı alanlar tahsis edilmiş, bu durum rütbe hiyerarşisi ötesinde sosyal bir ayrışma algısı yaratmıştır.
Sağlık Yönetmeliği ve Görev Malullüğü Riskleri: Görev esnasında veya sonrasında yaşanan sağlık sorunlarında verilen "TSK'da görev yapamaz" raporları, personelin malullük haklarını alamadan sözleşmesinin feshedilmesi gibi mağduriyetlere yol açabilmektedir.
3. Günümüzde Yürütülen Mücadele ve Temel Talepler
Uzman Erbaşlar Derneği (TEMUD) başta olmak üzere sivil toplum temsilcileri ve personel platformları, bugün hak kaybının önlenmesi ve mesleki itibarın korunması adına aktif bir hak arayışı içerisindedir. Güncel mücadelenin ana başlıkları şunlardır:
Mesleki Güvence ve Kadro Talebi: Personelin en temel talebi, sözleşmeli statüden çıkarılarak "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu" benzeri güvenceli ve kadrolu bir yapıya geçirilmesidir.
Sağlık Yönetmeliği ve Malullük Düzenlemesi: Görev esnasında yıpranan veya yaralanan personelin sözleşme feshi ile karşı karşıya kalmaması; "Gazilik" veya "Görev Malullüğü" unvanlarının tanınmasındaki bürokratik engellerin kaldırılması istenmektedir.
Sosyal Tesis ve İnsan Onuruna Yaraşır Eşitlik: Ordu evleri, askerî gazinolar ve dinlenme tesislerinden ayrım gözetilmeksizin eşit şekilde yararlanılması talep edilmektedir.
Emeklilik ve Kıdem Tazminatı Adaleti: Emekli olan uzman erbaşların maaş bağlama oranlarındaki düşüklüğün giderilmesi, fiili hizmet zammı (yıpranma payı) hesaplamalarının iyileştirilmesi ve derece ilerlemelerinin emeklilik maaşlarına tam yansıtılması hedeflenmektedir.
Sonuç
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, kabul edildiği günden bu yana TSK'nın profesyonelleşme sürecine büyük katkı sunmuş olsa da, mevzuatın getirdiği katı sözleşme şartları ve kısıtlamalar personelin üzerindeki psikolojik ve hukuki yükü artırmıştır. Elde edilen derece, maaş ve tazminat kazanımları kıymetli olmakla birlikte; mesleki güvence, sosyal haklarda eşitlik ve emeklilik adaletine dair beklentiler güncelliğini korumaktadır. Önümüzdeki dönemde atılacak hukuki adımların, Vatan savunmasında en ön safta yer alan uzman erbaşların mesleki güvencelerini artıracak yönde şekillenmesi büyük önem taşımaktadır.